Zonguldak Genel Merkez Zonguldak Türk Ocağı

TÜRK MİLLETİ ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR


Dün, Türkleri yok etmek isteyen emperyalistler ve içimizdeki işbirlikçiler, Mustafa Kemal’in önderliğinde Türk Milleti’nin tokatını yiyip, geldikleri gibi gittiler. Ancak onlarda bu kuyruk acısı hiç kaybolmadı. Niyetlerinden hiç vazgeçmediler. Hedeflerinden hiç sapmadılar. Ama biz millet olarak olanları çabuk unuttuk. Tarihimizden ders almayı beceremedik ve milli kimliğimizi koruyamaz hale geldik.

Bugün, ülkemizde yaşanan tartışmalar, olaylar, sıkıntılar, birliğimizi ve dirliğimizi bozucu hareketler, milli ve manevi değerlerimizdeki yıkımlar yine Türk Milleti’nin düşmanlarının bir oyunudur. Onlar derslerini iyi çalışıyorlar.

Biz millet olarak yaşadığımız yozlaşma sonucu milli duruşumuzu gösterememekteyiz. Halbuki dün ile bugün arasında fark yoktur.

Fatih’in İstanbul’u fethinden bir müddet sonra Rus Çarı, patrik Gregorios’a mektup yazarak “İstanbul’u Türklerden nasıl geri alabiliriz?” diye sorar. Patrik’in Rus Çarına, İstanbul’u geri almak için önce Türk Milleti’ni yıkmak gerektiğini ve bunun içinde nelerin yapılacağı hakkında gönderdiği mektubu, General Ignatief’in hatıralarından gelin birlikte okuyalım. Hem okuyalım hemde tarih bugündür diyerek düşünelim.

“Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır, gayet gururludurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu özellikleri de; dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden, padişahlarına, komutanlarına, büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.

Türkler zekidir ve kendilerini müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkardırlar.

Onların bu üstünlükleri, hatta kahramanlık ve bahadırlık duyguları, geleneklerine olan bağlılıktan, ahlaklarının sağlamlığından gelmektedir.

Türkler de önce itaat duygusunu kırmak, manevi bağları yok etmek ve dine dayanma güçlerini zaafa uğratmak gerekir.

Bunun da en kısa yolu, milli ve manevi geleneklerine uymayan dış fikirlere ve davranışlara onları alıştırmaktır.

Türkler dış yardımı reddederler, haysiyet duyguları buna engeldir. Velev ki geçici bir süre için görünüşte kuvvet ve kudret verse de Türkleri dış yardıma alıştırmak gerekir.

Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkleri kendilerinden şeklen çok kalabalık ve görünüşte egemen güçler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddi araçların üstünlüğü ile onları yıkmak mümkün olacaktır.

Bu nedenle, Osmanlı Devletini tasfiye için soyut olarak harp meydanlarında zafer kazanmak yeterli değildir ve hatta sadece bu yolda yürümek Türklerin haysiyet ve vakarını tahrik edeceğinden, gerçeklere ulaşmalarına neden olabilir.

Yapılacak olan, Türklere bir şey hissettirmeden bünyelerindeki bu yıkımı tamamlamaktır.”

Bugün ülkemizde yaşanan olaylara ve Türk Milleti üzerine oynanan oyunlara baktığımızda bir benzerlik görünüyor mu, görünmüyor mu?

Ne dersiniz...?

 


ANASAYFA BÜLTEN DUYURULAR İLETİŞİM ATATÜRK ve ZONGULDAK TARİHCE